VERİMLİ DERS ÇALIŞMA VE HIZLI ÖĞRENME ÜZERİNE TAVSİYELER

1.sınıfa başladığımız andan üniversite yıllarına dek durmadan ders çalışıyoruz. Bu nedenle ders çalışmanın yanında artık aldığımız verimi arttırma önemli hale geldi. Dünya üzerinde birçok araştırmacı ve doktorun üzerinde çalıştığı bu konu öğrenciler için son derece önem arz ediyor. Zamandan tasarruf etmek, kısıtlı sürelerde en fazla verimi almak için bu önerilere dikkat etmeliyiz.

A.DERS ÇALIŞMA ORTAMI İLE İLGİLİ ÖNERİLER

  • DERS ÇALIŞTIĞINIZ YER TOPLU OLSUN. Ders çalışmadan önce, çalışma yapacağınız yerin temiz ve toplu olmasına özen gösterin. İnsan dikkati kolayca dağılmaya meyillidir. Göz alanımıza ne kadar çok nesne girerse, dikkatimiz o denli kolay dağılacaktır. Bu nedenle masanızın üzerinde bulunan gereksiz eşyaları kaldırmak daha iyi odaklanmanıza yardımcı olur.
  •  ORTAMDAKİ DIŞ ETKİLERİ EN İYİ SEVİYEYE GETİRMEYE ÇALIŞIN. Gürültü, kötü koku, göz alıcı ışık vb. faktörler derse odaklanmanızı zorlaştırır. Beyin, bir iş esnasında, iş harici ne kadar az faktörle meşgul edilirse o işle ilgili performansı artacaktır. Bu nedenle sizin zihninizi meşgul edecek şeylerden yani dış etkenlerden mümkün olduğunca uzak kalın.

Klasik “ders çalışırken müzik dinlenmez” sözünün altında aslında bu yatmaktadır. Dinleyeceğiniz rock, pop vb. sözlü müzikler, siz onla meşgul olmasanız da beyninizi meşgul eder. Bu neden beyninizin, performansını derse tam anlamıyla aktarmasını engeller. Fakat Klasik müzik sözsüz olduğu için beyninizi meşgul etmek yerine, beyin için faydalı dalgalar yayarak size yardımcı olur. Klasik müziğin beyin gelişimine katkı sağladığı bilim dünyasınca kanıtlanmıştır. Bu nedenle çalışırken kısık seste klasik müzik dinlemek zihniniz için faydalı olacaktır.

Sadece sözlü müzik değil dersle alakalı olmayan tüm seslerden kaçının. Ders çalıştığınız yerin yalıtılmış olması size avantaj sağlayacaktır. Eğer sesi engelleyemiyorsanız, dikkatinizin dağılmaya başladığını fark ettiğinizde ara verip tekrar tüm dikkatinizle derse dönmelisiniz. Sesi en az seviyeye indirmek için kulak tıkaçları kullanabilirsiniz.

Koku da ses gibi beyninizi meşgul edecek bir faktördür. Çalıştığınız yerdeki iyi veya kötü, baskın kokular odaklanmanızı zorlaştırır. Fakat iyi ve hafif bir koku odaklanmanıza olumlu yönde etki edecektir.

Sıcaklık da bu konuda çok önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Bilimsel bulgulara göre  beyin en iyi  17 derecede faaliyet gösteriyor. Sıcaklığın fazla olması hem bizi uykulu hale sokacak hem de beyin aktivitemizi azaltacaktır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken sayı değil sizin rahat edeceğiniz sıcaklıktır. Yani ne üşümeli ne de çok bunalmalısınız. Uygun sıcaklığı yakaladıktan sonra veriminiz artacaktır.

Ders çalıştığınız yeri mutlaka havalandırmalısınız. Bilimsel araştırmalara göre oksijen seviyesi belirli seviyenin altında kalmış yerlerde yaşayan insanlar, oksijen alan insanlara göre daha az düşünme yetisine sahip oluyor, işlem yapma yeteneği azalıyor. Bu nedenle havadar bir ortamda çalışmak sizin faydanıza olacaktır.

B-DERS ÇALIŞMA ESNASI VE SÜRECİ İLE İLGİLİ ÖNERİLER

 

  • DÜZENLİ,PROGRAMLI ÇALIŞIN. Çalışma ve sınavlara hazırlık sürecinin en önemli kısmını burası oluşturmaktadır. Dersin ne kadar çok çalışıldığından daha çok ne kadar düzenli çalışıldığı önemlidir.

Beyinin işleyişine göre, bir bilgiyle karşılaştığımızda onu ilk olarak geçici hafızamıza kaydederiz. Belirli bir süre sonra bu bilgiyle tekrar karşılaşırsak bilgiyi kalıcı hafızaya atarken uzun bir süre hiç karşılaşmazsak unuturuz. Uzun süre görmediğimiz bir tanıdığımızın ismini unutmamız bundandır. Buradan yola çıkarak şuraya geliyoruz. Çalıştığımız konuyu, o an ne kadar çok tekrar edersek edelim bu daha sonra hatırlamamıza belirli bir miktar yardımcı olacaktır. Bundan dolayı konuyu o an çok çalışmak yerine yeterli derecede çalışıp belirli bir zaman sonra tekrar üstünden geçmeliyiz. Hafta içi çalıştığımız konuları hafta sonu gözden geçirmek o bilgileri daha sonra hatırlamamızda yardımcı olacaktır. Aynı mantıkla hafta hafta ilerlediğimiz konuları ay sonu okumak bile onları kalıcı hafızamıza yerleştirmeye yeterli olacaktır.

Bir örnekle devam edelim. Bugün okulda matematik dersinde X konusunu görmüş olalım. X’ le ilgili toplamda çözebileceğimiz 200 soru varsa bu 200 soruyu tek seferde çözmek hata olacaktır. Böyle yapmak yerine 200 soruyu 40’ar soruluk 5 parça halinde çözmek daha avantajlı olur. Yani pazartesi günü işlenmiş X konusuyla ilgili aynı gün 40 soru, Salı günü 40 soru, Perşembe günü 40 soru, Pazar günü 40 soru .. şeklinde çözerek ilerlemek konuyu unutmamanızı sağlayacaktır.

  • GECE YATMADAN ÖNCE; SABAH KALKTIKTAN SONRA. Bu parola verimli ders çalışmanın altın kurallarından biridir. Gece yatmadan önce ve sabah uyandıktan hemen sonra çalışılan dersin verimi yüksektir. Çalışmadan aldığımız verimi artırmak istiyorsak şunları da uygulamalıyız.
  • Yatmadan hemen önce çalışmışsak, gözlerimizi kapattığımızda o gün çalıştıklarımızı düşünelim. Bağlantılar kurmaya çalışalım ve uykuya dalıncaya kadar bunu sürdürelim.  Böylece uyku esnasında da beynimiz yatmadan önce düşündüklerimizle meşgul olacak ve sabah da o düşüncelerle uyanmamızı sağlayacaktır. Bunu şu şekilde test edebiliriz: uyumadan hemen önce bir müzik dinleyelim ve konsantre olalım. Sabah uyandığımızda bu müziğin melodisini ve sözlerini mırıldandığınızı fark edeceksiniz.
  • Yukarıdaki yönergeleri uyguladığımızı varsayarak, sabah uyandığımızda aklımızda dün gece çalıştıklarımız olacak. İlk iş olarak hemen bunları tekrar gözden geçirdiğimizde sorunsuz bir şekilde kalıcı olarak öğrenme gerçekleşecek. Ve gün boyu siz fark etmeseniz de beyniniz çalıştıklarınızı tekrar etmeye devam edecek.
  • RADYASYONDAN UZAK DURUN. Ders çalışma esnasında yanınızdaki radyasyon yayan cihaz sayısını en az seviyeye indirmeye çalışın. Çünkü elektronik aletlerden yayılan radyasyon beyin dalgalarınız etkileyerek hem öğrenmenizi zorlaştıracak hem de hafıza için gerekli olan, nöronlar arasındaki sinyal bağlarının oluşumunu engelleyecektir.

Sadece ders çalışma esnasında değil ders çalıştıktan belli bir süre sonra da radyasyondan uzak durmak gereklidir. Çünkü bağ kurma ve öğrenme sadece çalışırken değil çalışma tamamlandıktan belli bir süre daha devam eder. Yukarıda anlatılan sebepten ötürü bu durum öğrenme ve akılda kalma miktarının azalmasına neden olacaktır.

  • YORULDUĞUNUZDA ARA VERİN. Genel ifade olarak 50 dakika ders 10 dakika mola denilir. Yani 50 dakika masa başında kaldıktan sonra 10 dakika dinlenilmelidir. Fakat bu durum dersin yoğunluğuna ve türüne göre değişmektedir. Örneğin sınav haftasında konuların yoğun olduğu bir dönemde 80 dakika ders 10 dakika dinlenme yapılabilir. Aslında önemli olan sayılar değil sizin ne kadar yorulduğunuzdur. Çünkü her bireyin odaklanma süresi, verimli çalışabilme süresi farklıdır. Siz de ders çalışırken dikkatinizin dağıldığını hissettiğinizde veya verim alamadığınızı düşündüğünüzde ara vermelisiniz. Böylece beyninize önceki bilgilerin işlenmesi için süre tanımış; ayrıca bir sonraki çalışacaklarınız içinde beyninizi dinlendirmiş olacaksınız.
  • ÇALIŞMA SAATLERİNİZ BELLİ OLSUN. İlk maddede bunun hakkında biraz konuşmuştuk. Düzen daima önemlidir ve ilk sırada gelir. Ders çalışmaya başladıkça bir süre sonra hangi saatlerde daha iyi odaklandığınızı ve öğrendiğinizi anlayacaksınız. Genel olarak uyumadan önce ve uyandıktan sonraki saatler öğrenmek için elverişlidir. Fakat yine söylediğimiz gibi bireysel farklılıklar bulunmaktadır. Kendi saatlerinizi keşfettikten sonra bu saatlerde her gün çalışmaya özen göstermelisiniz. Bir süre sonra bu alışkanlık haline gelecek, ders çalışmak istemeseniz bile kendinizi masa başında bulacaksınız. Ayrıca zihniniz bu saatlerde çalışmaya alışık olduğundan öğrenmeniz daha kolay hale gelecektir.

C. ÖĞRENMEYİ KOLAYLAŞTIRACAK ÖNERİLER

Bu başlıktan önce ders çalışırken verimi artıracak unsurlar üzerinde durduk. Şimdi direk beyin ile alakalı olan ve beyin faaliyetini artıracak tavsiyelerimize geçelim.

  • ÖĞRENME TİPİNİZİ BELİRLEYİN. Her insanın beyni birbirinden farklıdır. Bazı şeyleri daha kolay öğrenirken bazılarını öğrenmede zorluk çekebilir. Bazı faktörler öğrenmeyi kolaylaştırırken bazıları öğrenmeyi zorlaştırabilir. Genel olarak baktığımızda üç çeşit öğrenme tipi görürüz. Bunlar:

-bedensel

-görsel

-işitseldir.

Bedensel öğrenme tarzına sahip kişiler, yürüyerek ders çalışmayı, ders çalışırken diz sallamayı veya bir eliyle kalem sallamayı seven-uygulayan kişilerdir.

Görsel öğrenme tarzına sahipler, gördüklerini kolayca hatırlayabilen, şemalar, grafikler vb. araçlar ile daha hızlı ve kalıcı öğrenen kişilerdir.

İşitsel-duyusal öğrenme tarzına sahip kişiler ise duyduklarını kolayca hatırlayabilir ve yorumlayabilirler.

Siz de öğrenme tipinizi belirledikten sonra verimi artırmak için bazı önlemler uygulayabilirsiniz. Örneğin görsel öğrenme sınıfındaysanız çalışırken şema, grafik resim veya renkli kalemler kullanmak; işitsel öğrenme sınıfındaysanız ses kayıtları ile veya ritimler eşliğinde çalışmak öğrenmenizi kolaylaştırır.

 

  • BEYNİNİZİN SINIRLANDIRMAYIN. Beyin çok geniş öğrenme kapasitesine sahip bir organdır. Asla öğrenemeyeceğinizi düşünmeyin. Sadece sınırsız bir beyne sahip olduğunuza ve istediğiniz her şeyi öğrenebileceğinize inanın. Zorlandığınız bir derse başlarken beyninizin onun üstesinden kolaylıkla gelebileceğini bilin. Böylece öğrenme konusunda sınırlarınızın olmadığını göreceksiniz.
  • KENDİNİZE GÜVENEREK BAŞLAYIN. Yukarıdaki madde ile bağlantılı olarak asla yapamam diyerek işe başlamayın. Yapamam dediğinizde beyniniz kendini bu düşünceye odaklayacak ve yapamayacaksınız. Halledeceğinize inanın ve üstesinden gelin. Unutmayın beyninizi ne tarafa yönlendirirseniz oraya gider!
  • SAĞLAM KAFA SAĞLAM VÜCUTTA BULUNUR. Bu söz beyin aktivitesi için bir rehber niteliğindedir. Eğer sağlıklı bir öğrenme olsun istiyorsanız, beyninizin sağlıklı olması gerekir. Beyin sağlığı için gerekli olan mineralleri almalısınız. Bu mineralleri bolca barındıran Yaban mersini, limon, lahana, havuç, avokado gibi sebze-meyveler, baklagiller; Omega3 ve Omega6 içeren balık yağı, ceviz, keten tohumu gibi besinler son derece önemli ve gereklidir.

Sadece beynimize değil genel olarak vücudumuza da dikkat etmemiz gerekir.Herhangi bir sağlık sorunu beyin performansımızı da etkileyecektir. Bunun için spor ve dengeli beslenmeye özen göstermeliyiz.

Overall
5
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir